Anasayfa » İnşaat Haberleri » Ahmet Mete Işıkara Konuştu : 2014 Riskli

Ahmet Mete Işıkara Konuştu : 2014 Riskli

9 Mayıs 2012  |  Yazar: Aykut ÖZDEMİR  |  Yorum Yok  |  2.071 kez okundu

Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara, ilkdefa olası bir İstanbul depreminin tarihi hakkında konuştu. Işıkara’nın yaptığı hesaplara göre riskli yıl 2014. Işıkara ” Fay hattının güney kolundaki sessizlik hayra alamet değil ” diyerek, 2014 yılında büyük bir sarsıntı ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.

Weiibi Olasılık Fonksiyonu” İle Hesapladı

Işıkara, deprem hesaplarını yaparken, Weiibi olasılık fonksiyonu adı verilen bir fonksiyonu kullandığını belirtti. İşte Işıkara’nın o hesabına dair söyledikleri:

Marmara’da bir deprem tehlikesi var. Bir öngörüm var. İşte o zaman İstanbul, depremi yaşayacak. 17 Ağustos’un bittiği yer ile 1912 depreminde Mürefte, Şarköy’ün bittiği yer arasında kırılmamış bir parça var. Bilim adamlarının konuştuğu hep o parça. Adaların güneyine düşüyor ve Tekirdağ’a doğru uzanıyor. ‘Weiibl Olasılık Fonksiyonu’ adı verilen bir fonksiyonla bazı hesaplamalar yaptım. Yaparken de Marmara’da meydana gelen 9’un üzerindeki depremleri aldım. Bu yaklaşık 7 şiddetinin üzerine tekabül de edebilir. Fonksiyonun çalışma prensibi şu. Olaylar arasındaki zaman farkları alınır. Sabit olmayan, yani iki deprem arasında kaç yıl varsa örneğin 50-60 yıl, takip eden süreçte 70 ila 80 ya da 90 ila 100 sene vardır.

1900’den önceki verileri de alarak bu olasılık dağılımını uyguladığınız zaman karşıma çıkan manzara şu: 2014. Yani Marmara’da beklediğimiz büyük depremin olma olasılığının en yüksek olduğu zaman.

 

 

Marmara İçin 2. Tehlike de Var

Deprem Dede, Marmara için 2. bir tehlikenin varlığından da söz etti :

Bu olasılık dedim. Olma da var olmama olasılığı da var. Ama böyle bir gerçek var. Bir de ikinci yer var İstanbul’u etkileyecek. Kuzey Anadolu Fay’ının güney kolu. Adapazarı’nda, İzmit’te daha olay bitmedi. Adapazarı Geyve’den başlıyor, Mekece’den İznik Gölü’nün güneyinden, oradan da Gemlik Körfezi’nden Marmara’ya giriyor. 17 Ağustos depremi Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun kuzey kolunda gerçekleşti. Güney kol çok sessiz. İyi bir sessizlik değil. En son 1750 ya da 1780’lerde deprem üretti. 250-300 yıldır sessiz. Hayra alamet değil. Bu deprem olduğu zaman hem Marmara’nın bütünü hem de İstanbul çok etkilenecek. Hepimizin bu konuda önlem alması gerekir. Marmara ve çevresi Türkiye’nin kalbidir.

 

 

96’da uyardık !

1996’da bir çabaya girmiştik. Deprem mühendisliği hocalarıyla birlikte Sakarya Valisi ile görüşmüştük. 1968 Adapazarı depreminden sonra büyük bir depremi bekliyorduk. Çünkü Kuzey Anadolu fayının bir diziliş düzeni vardı. Erzincan’dan başlayarak batıya doğru hareket söz konusuydu. Adapazarı Mudurnu’nun batısında büyüklüğü 7’nin üzerinde deprem olacağını telaffuz ettik. Vali ile de paylaştım. Vali Bey ‘Panel yapalım, depremden nasıl korunmalı, binalar nasıl olmalı orada anlatın’ dedi. Panele vali ile belediye başkanı da katıldı. Önce vali, başkan, inşaat mühendisleri başkanı konuştu. Baktık ki 8-9 kişi kaldı dinleyen. 17 Ağustos’tan önce İstanbul’un durumu da bu. İstanbul ne zaman uyandı? 17 Ağustos depremini hissettiği zaman. İnsanlar soruyorlardı, ‘Sen bu işi neden daha önce yapmadın’ diye. ‘Yaptım da siz neredeydiniz’ dedim.

 

Ben Bakan olsaydım önce Zeytinburnu’nu yıkardım

Işıkara’ya göre en riskli ilçe Zeytinburnu

Şehircilik Bakanı olsam İstanbul’da yıkacağım ilk ilçe Zeytinburnu olurdu. Müdürlüğüm zamanında İstanbul’un risk haritası Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı tarafından çıkarılmıştı. Deprem master planını yaparken nereler daha riskli nereler risksiz çıkarılmıştı. Büyükşehir Belediyesi de bunu desteklemişti. Kandilli Rasathanesi’nin web sayfasında risk haritaları mevcut. Vatandaşlar semtlerini incelesin.

 

Vatandaş Açgözlülük Yapmasın !

Devlet iradesini koymuş. Bir mahalle düşünün, depreme karşı güvenli değil. Devlet diyor ki ‘Ben sana bu evinin karşılığında depreme dayanıklı dört dörtlük daire vereceğim. Sen bu daireyi vereceksin, ben yaşadığın binayı yıkacağım, güvenli bir yapı yapacağım. Adam diyor ki. ‘Bana iki daire ver’. Aç gözlülüğün alemi yok.

 

Işıkara, konuşmasının devamında, yüksek binaların verdiği korkuya değindi. Bir yapının yüksek katlı olmasının önemli olmadığını, önemli olan şartnameye göre yapılıp yapılmamasının olduğunu söyledi. Bunun en çarpıcı örneğinin  de Japonya olduğunu belirtti.

Orada tsunami etkili oldu. Gökdelenler dahil binadan kaynaklı hiçbir kayıp söz konusu değil. Tsunamiden oldu. Onun da önlemini almışlar. Ancak gelecek dalgayı 6 metre olarak öngörmüşler. 10 metre olarak öngörmüş olsaydı tsunami de zarar vermeyecekti. Hiç panik haberi aldınız mı? 18 bin kişi can verdi. O da sırf hesabı yanlış yapmalarından.

 

 kaynak : milliyet

 

 

 

GD Star Rating
loading...
GD Star Rating
loading...

Bunlar İlginizi Çekebilir

Etiketler: , , , , , ,
avatar

Aykut ÖZDEMİR

http://www.aykutozdemir.com.tr 1989 yılında Pazarcık'ta dünyaya geldim. 2007 Kuleli Askeri Lisesi, 2012 Yıldız Teknik Üniversite'sinden mezun oldum. İnşaat mühendisi olarak çalışmaktayım. Boş zamanlarımda futbol, satranç, masa tenisi, yüzme, web tasarım, balıkçılık ve amatör şiir yazımı gibi hobiler ile zamanımı değerlendiriyorum. Beni takip ettiğiniz için teşekkürler.

Bu yazı hakkında birşeyler demek ister misiniz?

RSS üzerinden bu yazıya yapılan yorumları takip edin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>